Etkinlikler

FOÇA’DA KIŞ SİNEMALARINDA HÜSEYİN KARABEY FİLMLERİ - 7 Mart 2020

FOÇA’DA KIŞ SİNEMALARINDA HÜSEYİN KARABEY FİLMLERİ

Foça’da Kış Sinemaları tüm hızıyla devam ediyor. Mart ayını Hüseyin Karabey sinemasına ayırdık. Ulusal ve uluslararası festivallerden ödüllerle dönen usta yönetmen Hüseyin Karabey’in uzun metraj filmlerinin yanı sıra kısa filmleri ve belgesellerinden özel bir seçki, Mart ayı boyunca Foçalı’ları bekliyor. Mart ayı boyunca her cumartesi Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi’nde Hüseyin Karabey filmlerine tüm halkımızı davet ediyoruz. 7 Mart Cumartesi günü Saat 19.00’da Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi’nde ‘‘Şiirden Sahneye Nazım’a Armağan’’, ‘‘Bir Hayatı Masal Gibi Anlatmak’’ ve ‘‘Pina Bausch ile Bir Nefes’’ filmlerinin gösterimlerinde görüşmek üzere.

Jülide Kural ile Frida Kahlo arasındaki inanılmaz yolculuğa, Pina ve dansçılarının büyülü iletişimine ve Genco Erkal yönetiminde muhteşem bir şölene hazır mısınız?

Şiirden Sahneye Nazım’a Armağan

Nazım Hikmet'in doğumunun 100. yılı olan 2002, UNESCO Tarafından da "Nazım Hikmet Yılı" ilan edilmişti. Bu nedenle 13. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, açılışını "Nazım'a Armağan" ile yaptı.

Genco Erkal'ın hazırladığı oyunda Türk tiyatrosunun usta oyuncuları, Yıldız Kenter, Ayla Algan, Zeliha Berksoy, Jülide Kural, Zuhal Olcay, Tilbe Saran, Sema, Zeynep Tanbay, Işık Yenersoy ve Genco Erkal rol aldı.  Hüseyin Karabey, provalarda neler yaşandığını anlatıyor, izleyicinin mahrum olduğu prova sürecini belgeliyor.

Bir Hayatı Masal Gibi Anlatmak

Süper Baba dizisinin unutulmaz karakteri İpek’le tanınan oyuncu ve tiyatro yönetmeni Jülide Kural, Meksikalı ressam Frida Kahlo’nın hayatını sahneye koymak istediğinde kuşkusuz bunların hiçbirinin olacağını bilmiyordu. Hüseyin Karabey, 8 yıl devam eden çekimler boyunca iki kadın arasındaki inanılmaz benzerliklere tanıklık etmemizi sağlıyor.

Pina Bausch ile Bir Nefes

Pina Bausch’un provalarını çeken dünyadaki tek yönetmen Hüseyin Karabey’in belgeselinde dansın nasıl yapıldığını anlatan kimse yok, konuşma yok ve hatta sanıldığının aksine müzik de çok az. Pina Bausch'un bütün ekibini nasıl gözleri ile yönettiğini görmek, koreografinin özünü oluşturan doğaçlama sürecine tanıklık etmek için mütevazı, sade bir lirik bir belgesel.